 |
SAMSUN DEVLET
HASTANESİ TARİHÇESİ
Yıl 1895; Osmanlı İmparatorluğunun Canik Sancağının merkezi. Sancağın
mülkî- Âmiri en büyük yöneticisi mutasarrıf, Osmanlı İmparatorluğunda
(sancak) mutasarrıflık, Valilikten küçük Kaymakamlıktan büyük idâri bir
teşkilat.
Canik sancağı hudutları bugünkü Samsun il hudutlarına yakın bir halde,
yalnız bir çok ilçeler bucak halinde.
Doğu Karadeniz bölgesinde yalnız Trabzon ve Amasya vilayet.
Bu yıllarda Samsun’da elektrik ve demiryolu yok. Samsun’un Başkent
İstanbul ile bağlantısı deniz yolu ile sağlanmakta, İç Anadolu ile
ulaşımı kervanlar, yük arabaları ve yaylılar ile yapılmakta.
Samsun’un şehir nüfusu takriben 15.000 civarında, Selahiye Mahallesi ve
etrafında Ermeniler, Odun Pazarı civarında Rumlar ekseriyette. Türkler
Saitbey ve Kale Mahallerinde oturmakta.
Samsun’da bu dönemde Hastane yok. Serbest doktorluk yapmakta olan 7-8
Ermeni ve Rum pratisyen doktor var. Mütehassıs doktor mevcut değil. Dr.
Kanadal Aleksandros, Dr. Marki, Dr. Uranas, Dr. Değirmencioğlu
Hirisahaidis bu doktorlardan bazıları…
Bugünkü Vidinli Oteli arkasında, halen Samsun Palas Oteli olarak bulunan
binanın yerinde, iki katlı ahşap bir bina Belediye tarafından hasta ve
düşkünlerin barınağı bir güçsüzler yurdu şeklinde hizmete açılmıştır.
Belediye Tabibi Tevfik bey buradaki hasta ve yaşlıların tedavisini
yapmakta idi. Bu kuruluş tedavi için tıbbi araç ve gereçlerden yoksun
idi.

Ayrıcı şehirde 3-4 Ermeni-Rum
eczanesi mevcut idi.
Ameliyat olması ve hastane tedavisi gereken hastalar İstanbul’a ve
Merzifon Amerikan Hastanesi’ne gitmek zorunda.
Şehrin ticaret ve ekonomisi Rum ve Ermeni tüccarların hakimiyetinde.
Büyük gayrimenkullere bunlar sahip.
Samsun’un en büyük Türk tüccarlarından. Nemlizadeler tütün ticareti
ve ithalat, ihracat; Yelkenciler deniz taşımacılığı yapmakta.
Bu yıllarda Samsun’un suyu Mert Irmağı’ndan, bugünkü su deposunun
bulunduğu yerden, o zamanki ismi ile ÇENTOĞLU mevkiinden gelmekte.
Bu su ark içinde Subaşı İlkokulu’nun bulunduğu yere gelir ve buradan
şehre dağılırdı. Şimdiki Merkez Komutanlığı’nın yerinde bir
değirmeni çevirdi.
Şehrin yüksek semtlerine ve Selahiye Mahallesi’ne su çıkmadı. şehrin
bu kesimleri daima susuzdu.1985 yılında bu durumda bulunan Samsun’a
Mutasarrıf olarak Hamdi Şimavi Bey tayin edildi.
Hamdi Simavi bey göreve başlar başlamaz, Samsun’un en büyük
ihtiyacının, hastane ve içme suyu olduğunu gördü. Çok önemli bu iki
eksiğin giderilmesi için çare aramaya başladı.
|
 |