TARİHÇE

           
              Vilayet bütçesi ile bu işleri yapmanın imkanı yoktu. Ancak halkın yardımı, halk ve yönetici işbirliği ile bu işleri yapmak olanağı vardı.

             Kişiliği, görev anlayışı ve yetenekleri ile samsun’luların kısa zamanda güven ve sevgisini kazanan, mutasarrıf Hamdi Simavi bey, su ve hastane yapımını
görüşmek için Vilayet, Belediye Meclis ile Ticaret, Ziraat Odaları’nın üyelerini, şehrin ileri gelenlerini toplantıya çağırdı. Mutasarrıf Hamdi Simavi bey Samsun’un en önemli sorunu olan Hastane ve içme suyu ihtiyacını belirterek derhal hastane yapılmasının zorunlu bulunduğunu ifade etti.
Mutasarrıf Hamdi Simavi bey Samsun ilinde (Canik Sancağında) üretilen her bir tütün denginden 40 para (1 kuruş) , tüccar malına ait her bir konşimentodan 30 para alınmasını teklif etti hazır bulunanlar bu teklifi içtenlikle kabul etti.

O zaman Osmanlı tekel idaresi Fransızlara devredilmişti. Tütün alımı ve sigara yapımı Fransız Reji idaresi tarafından yapılmaktaydı.
Tütün denklerinden alınan 40 paraların (1 kuruşların) reji idaresince toplanması; Tüccar mallarından tahsil edilecek 30 paraların Ticaret Odası’nca alınması; Mutasarrıflığın resmi yazısı ile ilgili kurumlara bildirildi.

Bu sıralarda Nemlizade Biraderle Şirketi’nin Samsun Şubesi başında bulunan, samsun ve havalisinin saygınlığını kazanmış Nemlizade Hamdi bey ile Mutasarrıf Hamdi Simavi bey samimi arkadaş olur.

Bu günlerde Nemlizade Hamdi bey’in dişi ağrır, abse yapar. Samsun’da tedavisi yapılamaz. Çene kemiği iltihaplanır. Nemlizade Hamdi Bey Samsun’da bulunan Dr. Kanadal Aleksandros ile Avrupa’ya gider ameliyat olur, şifa bularak Samsun’a döner.
Samsun’un en büyük Türk tüccarlarından. Nemlizadeler tütün ticareti ve ithalat, ihracat; Yelkenciler deniz taşımacılığı yapmakta.
Bu yıllarda Samsun’un suyu Mert Irmağı’ndan, bugünkü su deposunun bulunduğu yerden, o zamanki ismi ile ÇENTOĞLU mevkiinden gelmekte. Bu su ark içinde Subaşı İlkokulu’nun bulunduğu yere gelir ve buradan şehre dağılırdı. Şimdiki Merkez Komutanlığı’nın yerinde bir değirmeni çevirdi.

Şehrin yüksek semtlerine ve Selahiye Mahallesi’ne su çıkmadı. şehrin bu kesimleri daima susuzdu.1985 yılında bu durumda bulunan Samsun’a Mutasarrıf olarak Hamdi Şimavi Bey tayin edildi.
Hamdi Simavi bey göreve başlar başlamaz, Samsun’un en büyük ihtiyacının, hastane ve içme suyu olduğunu gördü. Çok önemli bu iki eksiğin giderilmesi için çare aramaya başladı.

TARİHÇE

       Ayrıcı şehirde 3-4 Ermeni-Rum eczanesi mevcut idi.

Ameliyat olması ve hastane tedavisi gereken hastalar İstanbul’a ve Merzifon Amerikan Hastanesi’ne gitmek zorunda.

Şehrin ticaret ve ekonomisi Rum ve Ermeni tüccarların hakimiyetinde. Büyük gayrimenkullere bunlar sahip.


                                                                                          

1   2   3   4   5  6   7